cennet , islam , kuran , cennet web site , site ekle , add link , add links , add url , cennet sitesi , islami , site , siteler

fatiha , bakara , ali-imran , nisa , maide , enam , araf , enfal , tevbe , yunus , hud , yusuf , rad , ibrahim , hicr , nahl , isra , kehf , meryem , taha , enbiya , hacc , muminun , nur , furkan , suara , neml , kasas , ankebut , rum , lokman , secde , ahzab , sebe , fatir , yasin , saffat , sad , zumer , mumin , fussilet , sura , zuhruf , duhan , casiye , ahkaf , muhammed , fetih , hucurat , kaf , zariyat , tur , necm , kamer , rahman , vakia , hadid , mucadele , hasr , mumtahine , saff , cuma , munafikun , tegabun , talak , tahrim , mulk , kalem , hakka , mearic , nuh , cinn , muzzemmil , muddessir , kiyamet , insan , murselad , nebe , naziat , abese , tekvir , infitar , mutaffifin , insikak , buruc , tarik , ala , gasiye , fecr , beled , sems , leyl , duha , insirah , tin , alak , kadir , beyyine , zilzal , adiyat , kaaria , tekasur , asr , humeze , fil , kureys , maun , kevser , kafirun , nasr , leheb , ihlas , felak , nas


Ziyaret Edilen Sayfa : 8250264

Kehf

 

Kehf suresi öğrenme , Kehf suresi çevirisi , Kehf suresi tefsiri , Kehf suresi yazma , kutsal Kehf suresi , Kehf suresi ayetleri , Kehf suresi mp3 , Kehf suresi download , Kehf suresi indirme , arapça Kehf suresi , ingilizce Kehf suresi , almanca Kehf suresi , ispanyolca Kehf suresi , fransızca Kehf suresi , italyanca Kehf suresi , rusça Kehf suresi , türkçe Kehf suresi , Kehf suresi resimleri , Kehf suresi öğreniyorum , Kehf suresi dinle , Kehf suresi ara , Kehf suresi meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

18- Kehf
Bismillahirrahmanirrahim
kehf

Mekke döneminde inmiştir. 28. âyetin Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir. 110 âyettir. 1. Hamd, kuluna Kitabı (Kuranı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allaha mahsustur. 2, 3, 4. (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen müminleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı. 5. Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar. 6. Demek sen, bu söze (Kurana) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin! 7. İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık. 8. Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz. 9. Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîmi mi bizim ibret verici delillerimizden sandın? 10. Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi. 11. Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık. (Onları uyuttuk) 12. Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim. 13. Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık. 14, 15. Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, ondan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allaha karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik. 16. (İçlerinden biri şöyle dedi:) "Madem ki onlardan ve Allahtan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın." 17. (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allahın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın. 18. Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı. 19. Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin." 20. "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz." 21. Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allahın vadinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler. 22. (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde onlar hakkında (Kurandaki) apaçık tartışma (yı aktarmak) dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma. 23. Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme! 24. Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de. 25. Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler. 26. De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek Ona aittir. O ne güzel görür, O ne güzel işitir! Onların, ondan başka hiçbir dostu da yoktur. O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez." 27. Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. Onun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. Ondan başka asla bir sığınak da bulamazsın. 28. Sabah akşam Rablerine, Onun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme. 29. De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir. 30. Gerçek şu ki iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz. 31. İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir! 32. Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk. 33. Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık. 34. Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm." 35. Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum." 36. "Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum." 37. Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allahı inkâr mı ediyorsun?" 38. "Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam." 39, 40. "Bağına girdiğinde ?Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allahındır deseydin ya!.. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir." 41. "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile." 42. Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..." 43. Onun, Allahtan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi. 44. İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allaha mahsustur. Onun mükâfatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır. 45. Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgarın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir. 46. Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır. 47. Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız. 48. Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir. 49. Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez. 50. Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblisten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblisi ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir! 51. Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Saptıranları da hiçbir zaman yardımcı edinmiş değilim. 52. (Ey Muhammed!) Allahın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla! 53. Suçlular (o gün) ateşi görünce onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır. 54. Andolsun, biz bu Kuranda insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür. 55. İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rablerinden mağfiret dilemelerine, ancak, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesi, ya da kendilerine azabın göz göre göre gelmesi (yönündeki beklentileri) engel olmuştur. 56. Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar. 57. Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar. 58. Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar. 59. İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler... Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik. 60. Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim." 61. Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti. 62. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi. 63. Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. ?Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi. 64. Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler. 65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik. 66. Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi. 67. Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin." 68. "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?" 69. Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi. 70. O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın." 71. Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi. 72. Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi. 73. Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi. 74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi. 75. Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi. 76. Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi. 77. Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi. 78. Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım." 79. "O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı." 80. "Çocuğa gelince, anası babası mümin insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk." 81. "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik." 82. "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur." 83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım." 84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik. 85. O da (Batıya gitmek istedi ve) bir yol tuttu. 86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik. 87. Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi. 88. "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz." 89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu. 90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu. 91. İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır. 92. Sonra yine bir yol tuttu. 93. İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu. 94. Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Yecüc ve Mecüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?" 95. Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi. 96. "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi. 97. Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler. 98. Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi. 99. O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz. 100, 101. O gün cehennemi; gözleri Zikrime (Kurana) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz! 102. İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık. 103, 104. (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?" 105. Onlar, Rablerinin âyetlerini ve Ona kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir. 106. İşte böyle. İnkar etmeleri, âyetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir. 107, 108. Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince onlar için, içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler. 109. De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi." 110. De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım, (Ne var ki) bana, ?Sizin ilahınız ancak bir tek ilâhtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın."

Özel Kategoriler : ilâh şüphe firdevs cennetler ebedi amel kıyamet muhammed cehennem kâfirler konak zülkarneyn demir bakır



   

English - The Cave

Deutsch - Die Höhle

Español - La caverna

Français - La caverne

Italiano - Kahf

Português - A caverna

Türkçe - Kehf

العربية - الكهف

Русский - ПEЩEPA

Nederlands - De Spelonk

Polski - Grota

Kategoriler
1-Fatiha12-Yusuf23-Müminun34-Sebe45-Casiye56-Vakıa67-Mülk78-Nebe89-Fecr100-Adiyat
AramaKuran

Sponsorlar
Diğer Sureler
12-Yusuf13-Rad14-İbrahim15-Hicr16-Nahl17-İsra18-Kehf19-Meryem20-Ta Ha21-Enbiya22-Hac
Sizin İçin
109-Kafirun
kafirun
Akbaş Faruk
akbas-faruk
Akçakaya Reha
akcakaya-reha
Akçin Hasan
akcin-hasan
Akduman Cengiz
akduman-cengiz
Akgül Volkan
akgul-volkan
elifba
Elifba

Copyright © 2006 - 2010 cennet.ws

Destekleyenler : kiralama | turkey Teşekkürler : minibüs kiralama | cennet | usa links | otel | arama

www.cennet.ws - cennet , islam , cennet web site , site ekle , add link , add links , add url , kuran , kuran meali , kuran tefsiri , kuran dinle , kuran kerim , kuran okuma , kuran mp3 , arapça kuran , kuran indir , türkçe kuran , kuran sureleri , kuran ayetleri , kuran meal , kuran sesli , kuran tefsir , diyanet kuran , arapca kuran , kuran ogreniyorum , kuran sure , kuran ayet , islam kuran , kuran bilim , turkce kuran , kuran ilahi , kuran suresi , kuran hadis , hz kuran , kuran ı kerim , kuran dini , kuran dua , ezan kuran , allah kuran , kuran mucizeleri , kuran öğrenme , kuran dinleme , kuran ögreniyorum , kuran okumak , kuranmucizeleri , kuran fihristi , kuranikerim , kuran hatim , kuran türkçe meali , türkce kuran , kuran yasin , kuran ayetler , kuran sureler , timur kuran , kuran oku , dijital kuran , kuran anlamı , kuran kabe , kuran ın , kurani kerim , harun yahya , hz muhammed , kadir gecesi , kuran ı , kuran ile ilgili , kuran öğreniyorum , kuran i kerim , türkçe meali , kuran ziyafeti , cep kuran , www kuran , kuran öğrenmek , kuran kursu , kuran gen , kuran com , kuran dinlemek , kuran ı yırtan kız , kuran ı kerimi yırtan kız , kuran yırtan kız , kuran ı kerim meali , kuran ıkerim , bedava kuran , canlı kuran , online kuran , kuran alfabesi , kuran öğrenmek istiyorum , kuran tilaveti , www kuran com , kuran hatmi , kuran dersi , kuran harfleri , kuran download , görüntülü kuran , kuran mektebi , kuran kursları , kuran ı kerim dinle , kuran okuyan , kuran ı kerim i yırtan kız , ingilizce kuran , kuran ä kerim , abdussamed kuran , kuran ögrenmek , kuran dinlemek istiyorum , sesli kuran ı kerim , kuran şifresi , www kuran gen , sesli kuran okuma , ismail kuran , kuran programı , kuran ı kerim mp3 , kuran dersleri , kuran ı kerım , kuran ve bilim , kuran ı kerim türkçe , kuran okuyanlar , kuran ı kerim türkçe meali , kuran resimleri , abdussamet kuran , kuran nesli , cepte kuran , kuran hafızları , kuran öğren , kuran tevsiri , kuran ziyafetleri , kuran nedir , kuran ı kerim okuma , kuran ı kerim indir , kuran ikerim , kuran ı kerim öğreniyorum , kuran ögrenme , kuran elifbası , kuran kursu öğreticiliği , abdüssamed kuran , quran , kuran mealleri , kuran indirme , kuran süreleri , emekli sandığı nı kuran , kuran öğretimi , sesli kuran dinle , fizilalil kuran , kuran yazıları , kuran ı kerim öğrenme , kuran okunuşu , hak dini kuran dili , kuran hakkında , kuran yırtan , kuran da geçen isimler , kuran ansiklopedisi , kuran öğrenimi , kuran cd , annesi kuran okurken , kuran ı kerim arapça , kuran siteleri , kuran mucizesi , kuran tefsirleri , mehmet emin ay kuran , kuran isimleri , kuran öreniyorum , kuran mp3 indir , kuran ogrenmek , kuran ı kerim dinleme , tefhimul kuran , kuran ahlakı , kuran okuması , kuran şifreleri , kuran cüz , kuran sesi , kuran ı kerim tefsiri , kuran i kerim meali , kuran ı yırtan kızın resmi , kuran eğitimi , kuran yakan kız , turkiye de ilk modern ruh sagligi hastanesini kuran hekim , emekli sandığı nı kuran ünlü devlet adamı , güzel kuran okuma , sesli kuran dinleme , tecvidli kuran , kuran i yirtan kiz , rüyada kuran , kuran hatimi , kuran ı kerim öğrenmek , hollanda kuran , kuran dinletisi , sesli kuran meali , kuran ı kerim download , mealli kuran , kuran i kerimi yirtan kiz , abdüssamet kuran , kuran okuyorum , kuran i kerim dinle , kuran okuma birincisi , canli kuran , cep kuran com , abdulsamed kuran , www kuran ı kerim , kuran öğretmeni , tecvitli kuran , kuran okuma yarışması , kuran ı kerimi yakan kız , kuran dinliyorum , ilk kuran , tefhimül kuran , kuran ı yakan kız , kuran sesleri , abdulsamet kuran , kuran yükle , kuran ve meali , www kuran com , fatiha , bakara , ali-imran , nisa , maide , enam , araf , enfal , tevbe , yunus , hud , yusuf , rad , ibrahim , hicr , nahl , isra , kehf , meryem , taha , enbiya , hacc , muminun , nur , furkan , suara , neml , kasas , ankebut , rum , lokman , secde , ahzab , sebe , fatir , yasin , saffat , sad , zumer , mumin , fussilet , sura , zuhruf , duhan , casiye , ahkaf , muhammed , fetih , hucurat , kaf , zariyat , tur , necm , kamer , rahman , vakia , hadid , mucadele , hasr , mumtahine , saff , cuma , munafikun , tegabun , talak , tahrim , mulk , kalem , hakka , mearic , nuh , cinn , muzzemmil , muddessir , kiyamet , insan , murselad , nebe , naziat , abese , tekvir , infitar , mutaffifin , insikak , buruc , tarik , ala , gasiye , fecr , beled , sems , leyl , duha , insirah , tin , alak , kadir , beyyine , zilzal , adiyat , kaaria , tekasur , asr , humeze , fil , kureys , maun , kevser , kafirun , nasr , leheb , ihlas , felak , nas